• Anasayfa
  • https://www.facebook.com/kadriye.n.timur?fref=ts

               

      
İSTANBUL İLİ MALTEPE İLÇESİ


 Küçükyalı Mahallesi Muhtarlığı

 

Otomobil Kullanımı İle İlgili Bilgiler

Her geçen gün daha konforlu ve güvenli üretilen otomobilleri iyi tanımak, onlarca kavramın
anlamını bilmeyi gerektiriyor.
Otomobil satıcılarının bir çırpıda sayabildiği, pek çok otomobil sahibinin duymakla birlikte, ne
anlama geldiğini bilmediği bu kavramlar hakkında bilgi sahibi olmak, otomobilin verimli ve
güvenle kullanılabilmesi açısından önem taşıyor.
Otomobil almaya karar veren tüketicinin, öncelikle otomotiv teknolojisindeki gelişmenin ürünü
olan ve genellikle İngilizce sözcüklerin kısaltması olan terimlerin anlamını ve terimlerle ifade
edilen sistemler hakkında bilgi sahibi olmasında büyük yarar var.
Harflerle oluşturulan bu kavramların anlamını bilmemek, kişinin otomobilini yüksek verimlilik
ve güvenlikle kullanmasını engellemekle kalmıyor, otomobilin arızalanmasına, kişinin otomobili
ile birlikte satın aldığı garanti güvencesinden yararlanamamasına da yol açabiliyor.
Üretici firmalar, tüketiciye otomobille birlikte verilen kullanım kılavuzu kitapçıklarının mutlaka
ve dikkatle okunmasını, bununla da yetinilmeyip gerektiğinde başvurulmak üzere otomobilde
bulundurulmasını öneriyor.
TERiMLERDEN ÖRNEKLER
Otomobil alacakların ya da almış olanların en sık duyduğu terimler ve anlamları şöyle:
ABS: Fren anında tekerleklerin kilitlenmesini önleyen sistem.
AIRBAG: (hava yastığı): Kazalarda son derece yararlı ek koruma sistemi.
TURBO: Motor yanma odasına normalden daha fazla hava ve yakıt verilerek motorun gücünün
artırılmasını sağlayan sistem.
OVERDRiVE: (ekonomi vitesi): Düşük yakıt tüketimi sağlayan vites.
KATALİTİK KONVERTÖR: Motordan çıkan zararlı maddeleri zararsız maddelere dönüştürüyor.
TUBELES: Şambreli olmayan lastik.
TORK: Döndürme kuvveti.
HP-PS-BG (beygir gücü): Motorun gücünü ifade eden terimler.
IMMOBILIZER (elektronik motor kilidi): Kontak anahtarının çıkarılmasının ardından
hırsızlığa karşı motorun elektronik olarak kilitlenmesini sağlayan sistem.
INTERCOOLER: Turbo motorlarda havanın soğutulması için kullanılan ek soğutucu.
CRUISE CONTROL: Araçları belli bir hızda tutan ve sürücünün ayağını gazdan çekmesine
olanak tanıyan sistem. Hız sınırlayıcı.
ABC: Otomobilin yana yatmasını, süspansiyonun içindeki havanın basıncı ile oynayarak
engelleyen elektronik sistem.
A/C: Klima.
ACC: Trafikteki diğer araçların hızına uyan ve aradaki mesafeleri düzenleyen sistem.
ASR: Çekiş sağlayan tekerleklerin boşa dönmesini engeller ve sürüş stabilitesini yükseltir.
AWD: 4 tekerlekten çekiş.
DISTRONIC: Elektronik takip sistemi. Sistem öndeki araçla olan mesafe tehlikeli şekilde
azalınca motor gücünü azaltıyor ya da fren yapıyor.
DSP: Sürücünün kullanım tarzına göre vites değişimini hızlı ya da konforlu yapan akıllı
otomatik şanzıman.
Toplayan: Cem Sezer ARSIV-1.DOC / 10
DDAS terimi ise otomobil kullanırken uyuklamaya başlayan ya da sağlığı bozulan sürücüyü
tehlikeden korumak için geliştirilen sistem olarak adlandırılıyor.
Bu sisteme sahip otomobilin sürücü bileğine bir algılayıcı takıyor, algılayıcı sürücünün kalp
atışlarını izliyor. Kalp atışlarının yavaşlaması ya da düzensizleşmesi halinde sistem sürücüyü
ikaz ediyor.
Otomobilin konforunu ve güvenliğini artırmak için geliştirilen diğer bazı terimler ve anlamları
ise şöyle:
EAS (aktif direksiyon kilidi): Acil durumlarda sürücünün aracının kontrolünü kaybetmesini
engelliyor.
EBD-EBV: Elektronik fren gücü dağıtıcısı.
EDLS: Elektronik diferansiyel kilidi.
EPS: Elektrik motorlu hidrolik direksiyon sistemi.
ESP: Elektronik savrulma önleyici sistem.
ETC: Elektronik traksiyon kontrolü.
ETS: Elektronik stabilite sistemi. ASR ile ilişkili olarak çalışıyor.
GPS: Uydu yardımı ile aracın yerini ve pozisyonunu belirliyor.
MPI: Çok noktalı enjeksiyon. Yakıtın en uygun şekilde yanmasını sağlar.
MPV: Çok amaçlı araç.
SLS: Otomobilin yüksekliğini otomatik olarak ayarlayan sistem.
TAS: Bu sistem bağlı olduğu GSM hattı sayesinde kaza anında otomatik olarak yardım çağrısı
gönderiyor.
TIPTRONIC: Şanzıman ister otomatik ister manuel kullanılabiliyor.
TPC: Elektronik lastik basınç kontrolü.
YAĞMUR SENSÖRÜ: Camlar ıslandığında silecekleri otomatik olarak çalıştırıyor, tavandaki
pencereyi kapatıyor.
ASC: İlk kalkış ve hızlanma sırasında patinajı önlüyor.
ASDC: Hızı otomatik olarak kontrol eden lazerli sistem. Önde giden araçla arada güvenli
mesafe kaybolduğunda veya başka bir deyişle, önde giden araca fazla yaklaşıldığında sürücüyü
uyarıyor.
PDC: Park mesafe kontrolü ITS: Yandan gelebilecek darbelere karşı koruyuculuk yapmak üzere
konulan hava yastıkları.
ITL: Yollardaki sarsıntıyı en aza indiren süspansiyon sistemi.
IDS: Gösterge panelindeki tüm bilgileri ön cama yansıtan sistem.
GCC: Otomobilin farlarının aydınlattığı alanın dışında kalan görüntüyü kızılötesi olarak yol
bilgisayarının ekranına aktaran sistem.
ECAS: Elektronik kontrollü, havalı süspansiyon. Aracın yerden açıklığını azaltıyor ya da
çoğaltıyor.
ECS: Elektronik kontrollü süspansiyon
EDC: Elektronik amortisör kontrolü.
EDS: Karlı, buzlu, kumlu zeminlerde aracın çekişten düşmesini önleyen çekiş kontrol sistemi.
FPS: Kaza anında yakıt akışını kesen ve yangını önleyen sistem.
Toplayan: Cem Sezer ARSIV-1.DOC / 11
SAĞANAK YAĞIŞTA ETKİN GÖRÜŞ
Yoğun bir sağanak altında otomobil kullanırken nasıl iyi bir görüş elde edilir?
Neden bu kadar etkin olduğundan emin değiliz; bu metodu yoğun yağmur altında sadece bir
deneyin.
Bana bu metodu, deneyen ve gerçekten işe yaradığını tespit eden bir polis arkadaşım verdi.
Çok yararlı, hatta gece sürüşünde dahi.
Bu metot yıllarca Kanada Askeri Sürücüleri tarafından kullanılmış.
Birçok sürücü yoğun sağanak sırasında silecekleri yüksek ya da en hızlı konumda çalıştırır ve
buna rağmen ön camdaki görüntü netliği yeterli olmaz.
Böyle bir durumla karşılaştığınızda hemen güneş gözlüklerinizi takın (modeli fark etmez), ve
mucize!!! Aniden görüşünüz, yağmur yağmıyormuşçasına mükemmel bir netlik kazanacak.
Aracınızda her zaman bir güneş gözlüğü bulundurduğunuzdan emin olun.
Sadece net bir görüşle emniyetli bir sürüş gerçekleştirmekle kalmayın, bu fikri arkadaşınızla
paylaşarak onun da hayatını kurtarın.
Deneyin ve arkadaşlarınızla deneyiminizi paylaşın.
İnanılmaz, cam üzerindeki damlaları hâlâ görüyorsunuz ama yağmur suyunun oluşturduğu
tabakayı görmüyorsunuz.
Yağmurun yoldaki sıçramasını görebiliyorsunuz. Aynı zamanda, sollanan ya da takip edilen
aracın sıçrattığı sudan kaynaklanan körlüğü de bertaraf edebiliyorsunuz (ya da güneş gözlüğü
kullanmayıp  şikâyet edeceksiniz).
Sürücü eğitimlerinde bu küçük ipucunu mutlaka öğretmeliler. Gerçekten de işe yarıyor.
Yoğun BEYAZ ışık veren sis farlarının, işe yaramamasının nedeni de benzerdir. SARI ışık veren
sis farları ise gece, tipi ve kar yağışlı havalarda çok işe yarar, kar taneleri hemen hemen
görünmez olur.
Ama SARI sis farları YAĞMUR ve SİS'te hiç işe yaramaz.
Sıradaki uyarı da çok önemli! Kaç kişi bunu biliyor merak ediyorum.
36 yaşındaki bir kadın sürücü, birkaç hafta önce bir kaza geçirdi ve araç pert oldu.
Kinburn, Ontario'da yaşayan sürücü, Kinburn ile Ottawa arasında seyahat etmekteydi.
Her ne kadar aşırı değilse de, hava yağmurluydu. Araç aniden kızaklama yaptı ve kelimenin
tam anlamıyla havada uçtu. Kadın ciddi bir şekilde yaralanmadı ama aniden meydana gelen bu durum karşısında çok şaşkındı.
Durumu otoyol polisine anlattı ve memur, herkesin bilmesi gereken şeyler söyledi:
YAĞMURLU HAVADA ARACINIZI ASLA CRUISE KONTROL KONUMUNDA SÜRMEYİN.
Aslında kadın cruise kontrol konumunda sürerek ihtiyatlı davrandığını ve tutarlı bir hızla
sürerek emniyetli bir davranış sergilediğini düşünüyordu.
Ama memur ona yağmurlu havada aracının cruise kontrol konumunda olmasının, kızaklama
yapmasına ve lastiklerin asfaltla temasının kesilmesi ile aracın yüksek oranda hızlanmasına ve
tıpkı bir uçak gibi kalkışa geçmesine neden olabileceğini anlattı.
Kadın başına gelenin aynı memurun anlattığı gibi olduğunu söyledi.
Memur tüm araçların güneşliklerinde hava yastığı uyarısı ile birlikte Ģu uyarının da yazılı olması
gerektiğini söyledi:
YOL ZEMİNİ ISLAK YA DA BUZLU İSE KESİNLİKLE CRUISE KONTROL KONUMUNDA
SÜRMEYİNİZ.
Bizler genç çocuklarımıza cruise kontrol konumunda güvenli bir hızda sürmelerini söylüyoruz,
ama cruise kontrolünü sadece yol zemini KURU iken kullanın demiyoruz.
NOT: Bazı araçlarda (Toyota Sienna Limited XLE gibi) silecekler çalışır durumdayken Cruise
Kontrol Modu' nu devreye almanıza izin vermeyen bir sistem bulunmaktadır.
Eğer bu bilgiyi diğerleri ile paylaşırsanız ve paylaştığınız kişilerden sadece bir kişi bile bilmiyor
olsa, her şeye değecektir! Bir hayat kurtarmış olabilirsiniz!

OTOMOBİL SÜRÜCÜLERİNE – HAYAT KURTARAN TEKNİKLER
Otomobil kullanırken meydana gelebilecek ciddi olaylara karşı uyulması gereken basit teknikler
hayat kurtarıyor.
Otomobil kullanmanın inceliklerini anlatan uzmanlar, yüksek hızla seyreden araçlarda ön camın
kırılması, lastiğin patlaması ve araçta yangın çıkması gibi ciddi tehlike yaratan durumlarda
sürücünün soğukkanlı davranmasını öneriyor.
Cam kırılması
Uzmanlar, özellikle süratli hareket eden araçlarda ön camın kırılması halinde, sürücülerin nasıl
hareket etmesi gerektiğiyle ilgili olarak şunları öneriyor:
Aynalardan yararlanarak aracınızı yolun sağ tarafına park edin.
Flaşörleri açın ve dikkatlice dışarı çıkın. Aracın cama yakın olan kalorifer ve havalandırma
deliklerine gazete kâğıdı veya bez parçası koyarak, cam parçacıklarının bu kısımlara
düşmelerini önleyin. Sonra krikonun arka kısmı ile camı içeriden dışarı doğru kırın. Cam
lastiğini dikkatlice çıkarıp temizledikten sonra, yeniden kullanılabileceği için bagaja koyun.
Gazete kâğıdına birikmiş cam parçalarını bir naylon torba içine koyun ve en yakın çöp bidonuna
atın. Öylece en yakın cam tamircisine kadar gidin.
Lastik patladığında
Patlayan, arka lastiklerden biriyse, arabanın arkasının sağa veya sola doğru kaymaya
başlayacağını belirten uzmanlar, ön lastiklerden biri patlamışsa, mümkün olduğu kadar fren
yapmamaya çalışılması gerektiğini bildiriyor. Ön lastiklerden biri patladığı zaman, aracın,
lastiğin patladığı yöne doğru kuvvetlice çekildiğini vurgulayan uzmanlar, bu durumda
direksiyonla, aracın düz bir doğrultuda tutulmaya çalışılması ve yavaş frenleme ile durmasının
sağlanması gerektiğini kaydediyor.
Uzmanlar ayrıca, taşmış dereler, nehirler veya büyük su birikintilerinin içinden geçerken, aracın
hızının kesilmesi gerektiğini hatırlatıyor. Mütevazı bir aile otomobilinin, 25-30 santimlik su
birikintisinden geçebilecek yetenekte olduğunu söyleyen uzmanlar, bu noktanın üstüne su
geldiği takdirde, su damlacıklarını kuvvetli bir sprey gibi motorun üstüne püskürdüğünü, bu su
bombardımanının da, bujilerin ve distribütörün ıslanmasına sebep olarak aracın stop etmesine
yol açtığını belirtiyor.
Araçlarda yangın
Araçlardaki yangının önüne geçilmezse, büyük bir facianın meydana gelebileceği uyarısında
bulunan uzmanlar, buharlaşmış benzinin tutuşarak deponun alev almasına sebep olduğunu
bildiriyor. Bir süre sonra da aracın infilak edebileceğini kaydeden uzmanlar, "Araçta duman
tespit edildiği an araç durdurulmalı. Sonra anahtar üzerinde kontak kapatılmalı. Direksiyonun
kilitlenmemesine dikkat edilmeli. Aksi halde, gerektiği takdirde aracın itilmesi mümkün olmaz.
Bütün yolcular dikkatlice dışarı alınmalı. Motor kaputu kısmi olarak açılmalı.
Böylece alevlerin büyümesi önlenmiş olur. İmkân varsa akü kutup başı sökülmeli. Yangın
söndürücü varsa kullanılmalı, yoksa battaniye veya oto kılıfından yararlanılmalı. Bu örtüler,
alevlerin oksijen alıp büyümesini önleyecektir" tavsiyesinde bulunuyor.
Kayma esnasında
Uzmanlar, aracıyla yokuş çıkarken geriye doğru kaymaya başlayan sürücülere de şu önerilerde
bulunuyor:
"Ayağınızı yavaş yavaş gaz pedalından çekin ve zemine tutunma sağlanınca yavaş yavaş tekrar
basın. Kayarken savrulmayı engellemek için direksiyonunuzu kayma yönüne doğru çevirin,
kesinlikle tekerleklerin kızaklamasına sebep olacak şekilde frene basmayın.
Unutmayın, dönmeyen ön tekerleklere yön verilemez. Eğer kızakladıysanız, hemen fren
basıncını azaltın ve tekerleklerin dönmesini sağlayın ama sakın ayağınızı frenden tam olarak
çekmeyin (ABS varsa sonuna kadar basmak gereklidir). Gaza gereğinden fazla basmışsanız
ayağınızı gazdan çekin, frene çok bastıysanız frendeki basıncı azaltın, direksiyonu sert şekilde
çevirmişseniz direksiyonu yumuşatın, ayağınızı debriyajdan sert çekmişseniz tekrar debriyaja
basın."
Trafikte hayatta kalmak için
* Otonuzu kullanırken yaptığınız iş, hayatınızın en önemli işidir.
* Otonuzun mekanik viteslerini kullanmadan önce beyninizi vitese takın.
* Bir probleme girmemek, problemi çözmeye çalışmaktan çok daha kolaydır.
* Trafik canavarlarla dolu bir arena değil, yaşamın büyük bir bölümünün zorunlu olarak
geçirildiği çok riskli bir ortaklıktır. Trafiği paylaşan ortakların risklerini, ülke gerçeklerini en iyi
değerlendiren sürücünün yaşam şansı çok daha yüksektir.
* Bir motorlu araçta en önemli faktör sürücüdür; otolar kendi kendilerine hiç bir şey
yapmazlar, onlara yanlışı ve doğruyu yaptıran sürücülerdir.
* Bir otoda sürücüden sonra en önemli faktör lastiklerdir. Lastikler yol ile olan yaşam
bağınızdır. En güçlü motor ve en iyi fren sistemi ile donatılmış yüksek teknoloji ürünü bir otoda
bile ancak iyi lastikler ile güvenli sürüş yapılabilir. Orta büyüklükte bir otonun bir lastiğinin yere
bastığı alan, bir avuç içi büyüklüğündedir.
* Lastiklerle ilgili yapılan yanlışlar yaşamlarla ödenir. Yere sağlam ve doğru basın. Otolar
lastiklerin üzerinde değil, lastiğin içindeki havanın üzerinde gider. İnik lastik, ayağa bol gelen
ayakkabıya benzer, değil koşmak yürümek bile olanaksızdır. Sıcak havada, yağmurda ve karda
lastik havaları indirilmez. Karlı yol yüzeylerinde geniş lastik değil, dar lastik daha iyi tutunma
sağlar.
* Görün ve görülün. Camlar, aynalar ve ışık donanımını temiz tutun. Kısa farlarınızı gündüzleri
de yakın. Unutmayın en ölümcül kazalar gündüzleri güneşli günlerde ve düz yol kesimlerinde
oluşur.
* Trafik 360 derecedir. Her görmediğiniz santimetre karenin arkasında bir tehlike gizlenir.
Onun için aynalarınızı her 10 saniyede bir kontrol edin. Şerit değiştirirken başınızı sağ veya sol
arkaya çevirip ölü noktayı kontrol edin.
* Direksiyon tek elle kullanılmaz. Tek elle ayakkabınızın bağcığını bağlayamayacağınız gibi.
Direksiyonu her zaman iki elle ve 09:15 pozisyonunda tutun.
* Yalnızca etkin fren hayat kurtarır. En iyi fren dönerek yavaşlayan tekerleklerle yapılır.
Dönmeyen, kızaklayan ön tekerleklere yön verilemez, dönen ön tekerleklere yön verilir.
* Otolar kendi kendilerine kaymazlar. Onları kaydıran sürücülerdir.
* Gidilen yol kesimine göre yapılan aşırı hız, amaca uygun olmayan eski veya inik havalı
lastikler, gereğinden fazla gaz, gereğinden fazla fren, gereğinden fazla direksiyon hareketi ve
ani kompresyon (vites küçültmelerde debriyaj pedalını ani bırakma) sürücü kaynaklı kayma
hareketini başlatan faktörlerdir.
* Emniyet kemerini her zaman, her yerde ve tüm yolcularınıza taktırın.
* Sarı ışıkta hareket etmeyin, kırmızı ışıkta geçen kamyon ilk olarak size çarpar.
* Hoşgörü ve akılcılığı siz başlatın. Her isteyene yol verin. Birisine yol vermek en çok 5
saniyenizi alır. Bir günde 50 kez yol verseniz 250 saniye eder. Bu da 5 dakikanın altında bir
zamandır. Hem trafiğe saygı ve hoşgörü katmış, hem de sinirlenmeden, gülümseyerek araç
kullanmış olursunuz.
* Doğru bilgi, tehlikeleri tanımak ve motorlu taşıtı daha iyi kullanmayı öğrenerek, beceriyi
sağduyu ve saygı ile uygulamak, sürücülerin trafikteki tek yaşam şansıdır.
YANLIŞ  BİLİNENLERİN  DOĞRULARI
- Usta sürücü, düştüğü problemden kazasız sıyrılmayı bilir!
Yanlış! Çünkü usta sürücü probleme girmeyen sürücüdür. Karşısına çıkabilecek her türlü
tehlikeyi önceden görebilir, ona göre tedbirini önceden alır. Problemlerle uğraşmaz.
- Otobanda tamam ama şehir içinde emniyet kemeri takılmayabilir!
Yanlış! Emniyet kemeri hayat kurtaran en önemli güvenlik gerecidir. 50 km/s hızda meydana
gelen bir çarpışmada otonun içindekiler emniyet kemeri takmadıkları takdirde, 4 katlı bir
binadan aşağı düşmeyle eşit şok yaşar.
- Arkada oturanlar için emniyet kemeri takmak gereksizdir!
Yanlış! Motorlu araçlar bir yere çarptığında hemen durur, ancak içindeki yolcular aynı hızla bir
yere çarpana kadar ilerlemeye devam eder. Arkada oturanların da yaşam haklarını kullanmaları
ve emniyet kemerlerini takmaları gerekir. Her ne kadar henüz kanunen zorunlu olmasa da,
yolcuların güvenliği için geliştirilmiş olan arka emniyet kemerleri de hayat kurtarır. Kazalarda
en çok zararı emniyet kemeri bağlı olmayan yolcular görmektedir.
- Lastik havalarını düşük tutarsak, hem daha iyi tutunur, hem de daha konforlu olur!
Yanlış! Lastik havalarının, aracın fabrika değerinin altında olmaması gerekir. Hatta yüke ve
yolcu sayısına göre artırılmalıdır. Çünkü hava basıncı düşük lastiğin tabanı yere yayılarak daha
iyi tutunma sağlamaz. Aksine tabanın ortası yukarı kalkar ve yol ile teması kesilir. Havası
düşük lastiklerin yalnız omuz kısımları yere basar. Lastik hava basıncı düşükken; kayma
hareketleri çok daha düşük hızlarda başlar, fren mesafesi uzar, direksiyon hareketlerine daha
geç cevap alınır. Belki daha konforlu sürüş yaparsınız ama konforlu şekilde yoldan çıkabilir,
konforlu şekilde çarpabilirsiniz!
- Sıcak havada, lastiğin ısınmasını dengelemek için lastik havaları indirilir!
Yanlış! Lastiğin ısınmasının en büyük nedeni havanın sıcak olması değil, lastik hava basıncının
düşük olması nedeniyle lastik yanaklarının daha fazla esnemesidir.
- Yağmurda inik lastik daha az kayar!
Yanlış! Hava basıncı düşük lastikte su boşaltma kanalları kapandığı için yağmur suyunu çok
daha az boşaltır. Hatta boşaltamaz ve su üzerine çıkma ve su yastığı üzerinde kayma
(aquaplanning) çok daha düşük hızlarda başlar.
- Direksiyon saate göre 10'u çeyrek geçe tutulur!
Yanlış! Direksiyon saate göre 9'u çeyrek geçe (9.15) tutulur. Bu pozisyon, acil bir durumda her
iki yöne eşit miktarda direksiyonu çevirebileceğiniz tek pozisyondur.
- En iyi koltuk pozisyonu, sürücünün en rahat ettiği pozisyondur.
Yanlış! Sürücünün doğru koltuk pozisyonu öncelikle otomobile hakim olabileceği ne çok uzak,
ne de çok yakın bir pozisyondur. Koltuk mümkün olduğunca dik olmalıdır. Direksiyon 9.15
pozisyonundayken kollar dümdüz olmamalıdır. İdeal dirsek açısı 120 ile 135 derece
civarındadır. Evimizde TV seyrettiğimiz koltuk pozisyonu çok rahat olabilir, ama bu pozisyonda
otomobile ve trafiğe hakim olabilmek çok zordur.
- Motorlu araçlar lastiğin üzerinde gider!
Yanlış! Motorlu araçlar lastiğin içindeki havanın üzerinde gider. Eğer lastiğin içinde hava yoksa
hiçbir yere gidemezsiniz. Doğru lastik havası, ayağınızdaki ayakkabı numarası gibidir. Ayağınızı
sıkan veya bol gelen bir ayakkabıyla nasıl yürüyemezseniz, otomobilin yol tutuşu da aynı
şekilde bozulur.
- Ani frenlerde önce frene basıp, durmaya yakın debriyaja basarsak, motor
kompresyonundan faydalanıp daha kısa mesafede dururuz!
Toplayan: Cem Sezer ARSIV-1.DOC / 15
Yanlış! En etkin yavaşlama frenle debriyaja aynı anda basılarak yapılır. Böylece fren sırasında
motor devre dışı bırakılarak, motorun aracı ileri götürme kuvveti yok edilir.
- ABS (Antiblokaj Fren Sistemi) mekanik frene göre çok daha kısa mesafede
durdurur!
Yanlış! ABS fren sistemi olan bir araç tekerleklerin kızaklamasını önler ve fren sırasında
manevra yapılabilmesini sağlar. Ancak, daha kısa mesafede durdurmaz, daha güvenli şekilde
fren yapılmasını sağlar.
- Mekanik freni olan bir otomobilde fren pedalını pompalayarak daha kısa mesafede
durulabilir!
Yanlış! Pompalamak için ayak fren pedalı üzerinden her çekildiğinde, aracın ileri hareketi
devam eder ve durma mesafesi uzar. Doğrusu; panik frende fren pedalı üzerindeki basıncı
azaltarak lastiğin dönmesini sağlamaktır. Ancak ayak fren pedalından kaldırılmamalı ve fren
yapmaya devam edilmelidir.
- Doğru takip mesafesi hızın yarısıdır!
Yanlış! Bu yöntem kullanışlı olmamakla birlikte, hata payı yüksektir. İdeal takip mesafesi (kuru
havada) 2 saniye arkadan takip etmektir. Yağışlı havalarda veya yük durumunda bu süre 3-4
saniyeye çıkarılmalıdır.
- Dörtlü ikaz (flaşör) tünele girince yakılır!
Yanlış! Dörtlü ikaz sadece trafiğe tehlike yarattığınız durumlarda yakılır. Yani olası bir kaza
veya arıza halinde. Tünelde kısa farların açık olması yeterlidir.
- Gündüz kısa farları yakmak trafiktekilerin gözünü alır!
Yanlış! Gündüz kısa far yakmak, daha erken fark edilmenizi ve size tehlike yaratacak olan
kişilere kendinizi daha erken göstermenizi sağlar. Gece yakılan kısa farlar gözümüzü daha çok
alır. Sadece kapalı ve yağışlı havalarda değil, güneşli havalarda ve hızlı yol kesimlerinde de
kısa farların açılması kendi sürüş güvenliğiniz için önemlidir.
- Çocukları uyarmak için korna çalınır!
Yanlış! Çocukları uyarmak için korna çalınmaz! Korna onların paniğe kapılıp beklenmedik bir
reaksiyon vermelerine yol açar. En iyisi iyice yavaşlamak ve gerekirse durmaktır.
- Yoğun siste en iyi gitme yöntemi dörtlü ikazları yakmaktır!
Yanlış! Yoğun siste en iyi gitme yöntemi hiç gitmemektir. Çünkü siste daha iyi gören sürücü
yoktur, daha çok risk alan sürücü vardır. Görüş mesafesi yeterliyse siste sarı camlı gözlükler
kullanmak, sis lambalarını ve kısa farları yakmak, silecekleri çalıştırmak, yerin kayganlaştığını
dikkate almak, takip mesafesini artırmak ve sollama yapmamak daha güvenli yol almanıza
yardımcı olur.
Unutmayın!
Hayatınız boyunca ölümlü bir trafik kazası geçirme olasılığınız % 33' tür. Rus ruletinde bile bu
oran %17'dir. Lütfen, trafikte araç kullanmanın bir yaşam işi olduğunu hiçbir zaman aklınızdan
çıkarmayın.
Periyodik Bakımlar:
Günlük, haftalık, aylık bakım ve kontroller
Üretici firma tarafından verilen kullanma kılavuzuna göre her araca belirli bir km veya süre
dolunca bakım uygulanır. Periyodik bakım ve kontroller firmadan firmaya değişmekle beraber
genellikle 10-15 bin km aralığında yapılır.
Yetkili servislerde uygulanan bakımların dışında; sürücünün kendi kendine yapması önerilen
bazı kontroller de var. İşte bunlardan birkaçı:
Günlük kontroller
Sabahları araca binmeden önce lastiklerin havasının kontrolü
Toplayan: Cem Sezer ARSIV-1.DOC / 16
Aracın park edildiği yerde yağ veya sıvı izleri olup olmadığının kontrolü
Kış mevsiminde donmuş olabileceği düşünülerek sileceklerin cama yapışıp yapışmadığının elle
kontrolü
Kontak açıldıktan sonra göstergede bulunan ikaz lambalarının kontrolü
Yola çıkmadan önce ışıklandırma (farlar, sinyaller, fren lambaları vs.) kontrolü
Haftalık kontroller
Sıvı seviyelerinin gözle kontrolü (radyatör genleşme kabı üzerindeki max işareti, silecek sıvısı)
Motor yağ seviye kontrolü
Hidrolik yağ seviye kontrolü
Özellikle ağaç altına park edilen araçlarda, motor kaputunun, havalandırma mazgallarının
yaprak ve yabancı maddelerden arındırılması ve su tahliye deliklerinin gerekirse temizlenmesi
Silecek lastiklerinin ıslak bir bez ile temizlenmesi
Aylık kontroller
Boya üzerinde çizik veya taş yaraları kontrolü (derin çiziklere servis müdahalesi gerekir)
Emniyet kemerlerinin nemli sabunlu bez ile tozdan arındırılması
Yıkama esnasında özellikle jantların balata tozundan ve yabancı maddelerden arındırılması
Araç üzerinde olabilecek sanayi artıkları, kuş pisliği veya ağaçlardan dökülen reçine türü
yapışkan veya agresif çevre etkenlerinin temizlenmesi
Yapılan km' ye göre lastiklerin detaylı gözle kontrolü (diş derinlikleri, yaralanma veya yarılma
izleri) Araç iç temizliği, var ise deri koltukların kullanım kitabında belirtildiği üzere temizliği
Antifriz suyun donmasını nasıl önlüyor?
Arabamızın motoru arabayı yürütecek gücü sağlarken bir yandan da ısı üretir. Motor bloğu
içinde devamlı dolaşan su ile motor soğutulur.
Motordan aldığı ısı ile ısınan bu su da radyatörde havanın yardımıyla soğutulur.
Kapalı bir çevrimde ve ideal ısı dengelerinde devamlı oluşan bu olayın farkına biz ancak,
herhangi bir arıza durumunda soğutma olayı yetersiz kaldığında, radyatörden buharlar
çıktığında, yani bilinen tabiri ile arabamız hararet yaptığında varırız.
Kışın soğuk aylarında, hava sıcaklığı sıfırın altına düşünce, arabamız kapı önünde hareketsiz
halde iken bu soğutma suyu da her su gibi donabilir. Donunca genişler ve yaptığı basınçla
motor bloğunu çatlatabilir. Bu olayı önlemek için suyun içine, sıfırın çok altındaki derecelerde
bile donmasına mani olacak 'antifriz' dediğimiz sıvı ilave edilir.
Motorun soğutma suyunun i ine ne oranda antifriz konulacağını, o bölgede olabilecek en düşük
hava sıcaklığı belirler. O zaman şöyle düşünülebilir. Tam emniyetli olması bakımından, soğutma
suyunun yerine niçin tamamen antifriz doldurmuyoruz? Antifriz oranı yüzde yüzü bulunca
sıcaklık ne kadar düşerse düşsün maksimum korunma sağlanmış olmaz mı?
Hayır, olmuyor. Mantıken ters gelebilir ama belirli orandan fazla konulan antifriz bu sefer de
tamamen ters tepki veriyor. Suya yüzde 50 oranında katılmış antifriz -37 derecede donarken,
antifrizin kendisi yani saf antifriz -12 derecede donuyor.
Suyla karışabilen her şey onun sıfır derece olan donma noktasını düşürür. Yani donma
derecesini düşürmek için suya toz şeker, şurup hatta aküdeki asit bile konulabilir. Hepsi de bir
dereceye kadar aynı işlevi görür ancak hiçbiri diğer tehlikeli yan etkileri bakımından tavsiye
edilmez.
İlk otomobillerde şeker ve balın antifriz olarak kullanılmaları denendi, sonraları ise alkolde
karar kılındı. Ancak bu sefer de alkolün kaynama noktası düşük olduğundan motor sıcakken
sorun çıkardı. O halde ideal antifrizin donmayı önlemesi ama aynı zamanda da suyun
Toplayan: Cem Sezer ARSIV-1.DOC / 17
kaynamasına sebep olmaması gerekiyordu. Günümü de bu amaçla 'etilen glikol' denilen renksiz
kimyasal bir sıvı kullanılıyor.
Suyun içine katılan kimyasalların donmayı önleme özelliği, suyun ve buzun moleküler yapıları
ve antifrizin bu yapılara olan etkisinden ileri geliyor. Bilindiği gibi tüm sıvılarda olduğu gibi suda
da moleküller serbest ve düzensiz halde, katılarda (buzda) ise sabit ve düzgün bir yapıdadırlar.
Su donarken önce moleküllerinin hareketleri yavaşlar sonra da düzgün ve sabit bir pozisyona
gelirler yani kristalleşirler. İşte antifrizin buradaki rolü, moleküllerinin su molekülleri ile
birleşerek onların buz kristalleri oluşturmalarına mani olmaktır.
Peki öyleyse ortada su yokken antifriz kendi kendine niçin daha çabuk donuyor? Çünkü suya
katıldığında antifrizin su moleküllerine yaptığını su da antifriz moleküllerine yapar. Donmayı
önlemek daha doğrusu geciktirmek iki taraflı çalışır, su da antifrizin donma derecesini düşürür.
Sonuç olarak arabanın soğutma suyuna önerilenden fazla antifriz konmasının hiçbir faydası
yoktur aksine zararı vardır.
Güvenli Sürüş İpuçları
Kullandığınız aracın tipi ne olursa olsun, doğabilecek tehlike ve zararlardan uzak kalmak
istiyorsanız aşağıda sıralanan temel güvenlik stratejilerini dikkate almalısınız.
· İyi bir sürüş pozisyonu elde edin. Koltuğu, elinizi uzattığınızda bileğiniz direksiyonun en üst
kısmına uzanacak konuma ayarlayın. Kafa koruyucuyu kafanızın tam arka kısmına gelecek
fakat kafanıza değmeyecek biçimde ayarlayın. Direksiyonu simetrik olarak, saat 3 ve 9
konumlarında tutun. Böylelikle onu sağa ve sola daha çabuk ve tam istediğiniz kadar
döndürebilirsiniz. Elinizi direksiyon simidinin tam üstünde tutarsanız, bir tehlike anında hava
yastığı şişerse kolunuzu kırabilir ya da yüzünüze çarpabilir.
· Kontrol edin. Aracı hareket ettirmeden ve durdurmadan önce her şeyin yolunda olup
olmadığını kontrol edin.
· İniş sırasında dikkat! Özellikle taşıtın sol tarafındaki kapılar, olmak üzere taşıtın kapıları
yoldan başka taşıt, bisikletli veya yaya gelmediğinden emin olunmadan açılmamalıdır.
· Pür dikkat! Araç kullanırken sürekli dikkatli olun ve genellikle sağ tarafa dikilmiş olan trafik
işaretlerini asla gözden kaçırmayın! Ters yöndeki işaretleri arka tarafından yorumlamaya
çalışmayın. Sürüş halinde iken araçtakilerle konuşmak durumunda olduğunuzda, gözünüzü
yoldan ayırmayın. Kazaların çok görüldüğü bilinen yol ve kavşaklarda daha da dikkatli olun. Bu
durumda alkolle ilgili yasak ve sınırlamaları tartışmak yararsızdır. Almanya'da alkol sınırı %
0.05'e indirilmiştir.
· Akışa uyun. Koşullar elverdiğince trafik akışına uyun. Aşırı hız farklılıkları tehlikeli olabilir.
· Hız limitlerine uyun. Kazaların çoğunun nedeni aşırı hız ve dikkatsizce yapılan hareketlerdir.
Trafik işaret levhalarındaki hız sınırlarının, müsaade edilen maksimum hızlar olduğu ve ancak
trafik, hava ve yol koşulları uygunsa uygulanabileceği unutulmamalıdır. Yol boş ve polis
kontrolü yoksa bile hız sınırlarını aşmamaya özen gösterin. Seyahat ettiğiniz yolların hız
limitlerini samimi olarak bilin. Bunlar; şehir içi, şehir dışı ve otoyol hız limitleri olmak üzere,
sadece üç tanedir. Aksi bir işaret bulunmadıkça bunlar geçerlidir.
· 6. vitesi kullanmayın. Yokuşları çıkabileceğinizi tahmin ettiğiniz vitesle inin. Yokuş aşağı
inişlerde asla vitesi boşa almayın ve hızınızı artırmamaya özen gösterin. Aksi halde sürüş
kontrolünü kaybedebilirsiniz.
· Çok yaklaşmayın. Şehirlerarası yollarda başka araçlara çok yaklaşmazsanız, onların yapacağı
kazalara karışmamış olursunuz.
· Trafiği izleyin. Yolun ilerisine bakarak, herhangi bir probleme yaklaşmadan önce onu anlayın.
Aynalarınıza da sık sık göz atın.
· Geçebilecek misiniz? Geçmek istediğiniz aracın hızından yeterince yüksek hızda iseniz geçiş
yapabilirsiniz.
· Daha sonrasını düşünün. Muhtemel acil trafik durumlarını sürekli olarak düşünerek, kurtulma
planları yapın.
· Sol şeritkolik olmayın. Sol şerit, hızlı sürüş şeridi değil geçiş şerididir. Geçişler dışında sol
şeridi boşaltın. Hız yapanları yavaşlatmaya da çalışmayın. Bırakın polisliği polisler yapsın.
· Far yakın. Gece sürüşleri dışında, şehirlerarası yollarda, yağmurlu ve sisli havalarda
gündüzleri de farlarınızı açık tutun. Bu daha iyi görülmenizi sağlayarak karşıdaki sürücülerin
daha dikkatli olmalarını sağlayacaktır. Gece sürüşlerinde farlarınızın karşıdan gelen taşıtın
sürücüsünün gözünü almaması için, geçiş süresince kısa far durumuna getirmeyi de
unutmayın.
· Sinyal verin.Şerit değimleri ve dönüşleriniz öncesinde sinyal vererek diğer sürücülere
niyetinizi bildirin.
· Sola dönmek için bekleyin. Trafikte durup sola dönmek için beklerken, yol serbest hale
gelinceye kadar tekerleklerinizi ileriye doğru düz tutun. Eğer tekerleklerinizi sola doğru kırarak
beklerseniz, birisi size arkadan çarptığında sizi karşıdan gelen trafiğin önüne iter. Ayrıca,
ilerinizde bir engel gördüğünüzde, hemen diğer şeride geçmeden önce o şeritteki trafiği kontrol
edin ve onlara yol verin.
· Sağa dönüş Kırmızı ışıkta sağa dönüş yapılamaz. Sadece bazı kavşaklarda, dönüş için ayrı bir
ışık bulunuyor ve yeşil yanıyorsa veya özel olarak dönüş yapılabileceği belirtilmişse, diğer
yoldaki trafiğe dikkat edilerek dönüş yapılabilir.
· Girişlere yardımcı olun. Çok şeritli yollarda sağ şeritte ilerlerken, trafiğin elverdiği ölçüde ve
geçici olarak bir iç şeride geçerek, sağdan giriş yapan araçlara güvenli ve düzgünce giriş
yapabilmeleri için yardımcı olabilirsiniz.
· Doğru zamanda fren yapın. Dönüşlere gelmeden önce uygun hıza yavaşlayın. Dönüşün
ortasında yapacağınız sert fren aracınızın dengesini bozar.
· ABS'yi deneyin. Aracınız kilitlenmeyi önleyici fren sistemiyle donatılmışsa, ilk kez
karşılaştığınızda pedal titreşim ve gürültüleri sizi şaşırtabilir. Bu nedenle, ABS'nin nasıl
hissedildiğini anlamak üzere, acil bir durumu beklemeden, yağmurlu bir günde kumlu, kaygan
bir yol veya boş bir park alanı bularak, ABS'yi uyarmak üzere sert bir fren yapın.
· Araç kullanırken telefonu kullanmayın. Araştırmalara göre, araç kullanılırken yapılan telefon
konuşmaları kaza riskini dört kat kadar artırmaktadır. Risk, "hands-off" veya kulaklıklı telefon
kullanımında da aynıdır.
· Gece görüşünüzü koruyun. Yaklaşan farlara fazla bakmayın. Körleştiriyorsa, bakışınızı yolun
sağ kenarına yoğunlaştırın.
· Uykunuzu alın. Uykulu iken araç kullanmayın. Gözleriniz bir noktada sabit kalıyorsa bu tehlike
işaretidir. Bulduğunuz en yakın güvenli yerde sağa çekerek birkaç dakikalık bir şekerleme
yapın.
· Güvenceye alın. Kısa süreli de olsa, aracınızı terk ederken güvenceye alın. Yani, düşük vitese
takarak el frenini çekin, camları kapatarak kapıları kilitleyin. Eğer arabada sizden başka kimse
yoksa kredi kartıyla ödeme yapmaya giderken bile kapıları kilitleyin.
YAKIT TÜKETĠMĠNĠ EN AZA ĠNDĠRECEK PÜF NOKTALAR
Benzine neredeyse gün aşırı gelen zamlardan yaka silkmeye başladıysanız aslında hayallerinizi
süsleyen hem konforlu hem de az yakıt tüketen bir otomobile sahip olmanız hiç de zor değil.
Bunun için bilmeniz gereken yakıt tüketimini en aza indirecek püf noktalar;
Lüksünün yanında, yakıt tüketimi de otomobillerin tercih edilirliğini arttırıyor. Öte yandan hep
merak edilen konular, aracın ne kadar benzin yaktığı, eğer fazla yakıyorsa bunun nedenleri ve
yakıt tüketimini en aza indirmenin yolları oluyor.
Örneğin aşağıdaki belirtileri hissettiğinizde, aracınızın fazla yakıt yaktığını anlarsınız. Nasıl
anlayacaksınız?
• Motorun çekişinde azalma olur.
• Egzoz gazı siyah, göz yaşartıcıdır, benzin kokar.
• Egzoz kuyruk borusu içinde karbon isi oluşur.

• Egzozda patırtılı sesler olur
• Motor soğukken kolay, sıcakken güç çalışır.
• Bilinen miktarda benzinle yapılan kilometrede azalma olur.
Teşhisi doğru koyun Aracınızın fazla yakıt yakıp yakmadığının tespitini yapmak için, bir litre
benzinle kaç kilometre yol gittiğinizi bilmeniz gerekiyor. Bunun için yakıt deponuzu, tabanca
otomatik olarak yakıtı kesinceye kadar doldurun. Bu sırada kilometre saatinizi okuyun.
Diyelim ki; 58.500 km.'de olsun belirli bir yol gittikten sonra aynı istasyonda ve aynı
tabancadan yine tabancanın otomatik durmasını esas alarak deponuzu bir kere daha tam
doldurun. Kaç litre benzin aldığınızı bir kenara yazın. Kilometre saatini tekrar okuyun. Toplam
kilometre 58.750 ve deponun aldığı benzin 25 litre olsun.
Şimdi toplam kilometreden, ilk toplam kilometreyi çıkartırsak (58.750-58.500=250) gittiğimiz
toplam kilometre bulunur (250 km). Bunu aldığınız yakıt miktarına böldüğünüzde (250:25=10)
aracınızın bir litre yakıt ile kaç kilometre yol gittiği ortaya çıkar.
Bir araçta yakıt tasarrufundan bahsetmeden önce, fazla yakıt harcamasının nedenlerini
açıklamak yerinde olur. Aracın fazla yakıt harcamasının nedenlerini iki grupta toplamak
mümkündür. Birincisi araçtan kaynaklanan kusurlar, ikincisi ise sürücüden kaynaklanan
kusurlar. Araçtan kaynaklanan kusurlar: Aşağıdaki tavsiyelerin bir kısmı bakım teknisyeni
tarafından yapılabilir. Ama sizin tarafınızdan yapılabilecek basit onarım ve bakımlar da vardır.
Bu bakımlar kesinlikle rastgele bir tamirciye değil uzman ve yetkili bir servise yaptırılmalı.
Bu bakım ve kontroller:
1. Motorunuzun ayar ve bakımlarını (her 5.000 km.'de) ve uzman kişilere yaptırın.
Bu ayar bakımlarında;
• Hava filtresinin temizliğine dikkat edin. Tıkanmış hava filtresi yakıt tüketimini arttırır.
• Hava filtresini yaz veya kış durumuna göre takın.
• Distribütör platin ayarını katalog değerine ayarlatın. Değerinde olmaması yakıt tüketimini
arttırır.
• Akümülatör ve bağlantı kablolarının bozukluğu motor verimini düşürür. Değerinde olmaması
yakıt tüketimini arttırır.
• Bujilerin arızalı ve ayarsız olması yakıt tüketimini yüzde 10 arttırır.
• Karbüratörün bakımın yaptırın.
• Rölanti devri katalog değerinde olmalı. Yüksek devir yakıt tüketimini arttırır.
• Bakım teknisyeninizin, rölanti devri ayarını gaz analiz cihazı ile yapılmalı. Sıkı ve tutukluk
yapan bir gaz pedalı yakıt tüketimini artırır.
2. Fren balataları ayarsız ve sıkı ise tekerlek dönüşü zorlanır. Yakıt tüketimi artar.
3. Debriyajın kaydırması yakıt tüketimini arttırır.
4. Ön düzen ayarlarını her 10.000 km 'de bir kontrol ettiren.
5. Lastik havaları uygun basınçta olmalıdır. Havası az olan lastikte yuvarlanma güç olduğundan
yakıt tüketimi artar.
Sürücüden kaynaklanan kusurlar:
Sürücü aracı kullanırken aşağıdaki hususlara dikkat ettiğinde daha az benzinle daha çok
kilometre yapabilir. Öncelikle az benzinle çok kilometre gitmenin yolu sabırdan geçer sözünü
unutmayalım. Eğer ekonomi sizin için ön plandaysa aşağıdaki önerilerimizi dikkatlice uygulayın.
1. Önünüzdeki aracı çok yakından takip etmeyin. Zira devamlı olarak aracınızı frenler ve
gazlarsınız. Bu durum ilave benzin pompalanmasına neden olur. Ani fren ve ardından gaz
basmak yakıt tüketimini yüzde 5 arttırır.
Toplayan: Cem Sezer ARSIV-1.DOC / 20
2.Şehirlerarası yolda en verimli hız 80-90 km. arasındadır. 90 km 'nin üstünde her kilometre
yakıt tüketimini yüzde 1 arttırır. Son vitesteki 90 km 'lik hız yaklaşık 3.000-3.300 motor
devrine eşittir. Diğer viteslerde de motorunuzu 2.750-3.000 devirler arasında çalıştırın (Bunun
için takometreden faydalanın).
3. Motorunuzun harareti (ısısı) yakıt tüketimini etkiler.
• İlk hareketten önce motorun ısınması için en fazla 30 saniye bekleyin. Fazla ısınmasını
beklemek yakıt tüketimini arttırır.
• Ancak şehirlerarası yola çıkarken, hareket göstergesinin normale yaklaşmasını bekleyin.
• Kışın motorunuzun çok soğumaması için radyatör önünü gazete kâğıdı ya da benzeri bir şeyle
kapatın.
• Soğuk motorda yakıt sarfiyatı fazladır. Motor tam ısınmadan yapılan yolculuklardan (özellikle
kısa mesafelerden) kaçının. Böyle durumlarda aracınız yüzde 25 daha fazla yakıt harcar.
4. Yakıt deponuzun hatalı doldurulması yakıt tüketimini arttırır. Deponuzu doldururken
aşağıdaki noktalara dikkat edin.
• Deponuzu mümkünse pompanın yavaş hızı ile doldurun.
• Depo hiçbir zaman ağzına kadar doldurulmamalı.
•İmkânınız varsa sabah veya akşamın geç saatlerinde deponuzu doldurun.
• Depoyu daima dolu bulundurun. Çünkü az benzinde buharlaşma daha fazladır.
• Özellikle dizel motorlu araçlarda, günlük iĢ bitiminden sonra depoyu kaliteli motorinle
doldurun.
• Bir istasyonun pompasına yanaştığınızda pompanın para kısmının bilhassa sıfırlanmasına
dikkat edin.
• Aracınızın motoru hangi benzine göre uyarlanmışsa (süper-normal-kurşunsuz) ona göre
benzin kullanın.
• Yakıt deponuzun kapağı kilitli tip olmalı.
ARABANIZA BİNER BİNMEZ DERHAL PENCERELERİ AÇIP ARABANIZI
HAVALANDIRIN VE DE KLİMALARI HEMEN AÇMAYIN
Araba panosu, koltuklar vs. benzen üretir. Bu da kansere neden olan bir toksindir (arabanızda
ısınmış plastik kokusunu anımsayın.) Bu toksin kansere neden olabilen özellik taşır; ilaveten
kemiklerinizi zehirler, lösemiye, alyuvarların azalmasına, ayrıca da düşük yapmaya da neden
olabilir.
İç mekânlarda kabul edilebilir benzene seviyesi 0.01 metrekarede 50 mg‟dır.
Kapalı alana park edilmiş arabalarda bu oran 0.01metrekarede 400-800 mg seviyesine çıkar.
Havanın sıcaklığının 17 derece ve üstü olan dış ortamlarda ve de güneş altında park edilmiş
arabaların içindeki benzen seviyesi ise kabul edilir seviyenin 40 katına ulaşır (0.01 metrekarede
2000-4000 mg benzene)
Dolayısıyla arabanın içindeki insanlar mutlaka bu zararlı havayı solumak zorunda kalırlar…
Arabanıza binerken, pencere ve kapılarınızı açıp arabanızı çok iyi havalandırınız.
Benzen vücuttan atılması çok zor bir toksindir ve de böbrek ve ciğerleriniz için de son derece
zararlıdır
OTOPARKLARDA ARACINIZ ZARAR GÖRÜRSE
T.C. Yargıtay Onüçüncü Hukuk Dairesi
Esas No: 2003/5039 Karar No: 2003/8870 Tarihi: 01.07.2003 MAHKEME KARAR ÖZETI:
"Dava, davacının aracını belli bir ücret karşılığı davalının işlettiği otoparka bıraktıktan sonra
aracından bir kısım eşyaların çalınması nedeniyle BK'nın 462. maddesinde düzenlenen vedia
ilişkisine dayanarak açtığı tazminat istemine ilişkindir.
BK'nın 463. maddesine göre; vedia (saklama), bir sözleşmedir ki onunla saklayıcı, saklatanca
kendisine bırakılan taşınır bir malı kabul etme ve onu güvenli bir yerde koruma borcu altına
girer.
Olayda, otopark işletmecisi olan davalı sözleşmenin kendisine yüklediği güven ve özenle
koruma borcuna aykırı davranmıştır. Ayrıca, otopark biletinin arkasında yer alan, araçta
meydana gelecek hasar ve kayıp eşyadan sorumlu olmayacağına, dair matbu ifade ile güvenle
saklama ve özen borcunu bertaraf edemez.
Davalı gibi böylesine büyük ve toplumun belirli bir kesimine hitap eden iş merkezinin
otoparkına aracını bırakan kimselerin araçlarından ve içerisindeki eşyalarının güvenliğinden
kaygı duymamaları gerekeceğinden, davacı oluşan zararını istemekte haklı olup davacı ve
davalı otopark işletmecisi olan şirketin delil ve karşı delilleri toplanarak işin esası incelenip
sonucuna göre bir karar verilmelidir."
Bu sebeple araçlarınızı bırakmak durumunda kaldığınız otoparklardan mutlaka otopark biletinizi
isteyiniz. Bu bir takım maddi zararlarınıza ve otopark işletmesine karşıı elinizde önemli bir ispat
vasıtasıdır. İkinci olarak, otoparkta beklediği süre esnasında aracınızda bir hasar meydana
gelmişse, yerinden kıpırdatmadan derhal polis çağırtarak aracınız üzerinde ve yerinde tespit
yaptırtınız.
Ö. Faruk TURAN
Deva Sigorta Aracılık Hiz. Ltd. Şti.

 

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam15
Toplam Ziyaret70307
Hava Durumu
Anlık
Yarın
30° 32° 23°